Kimler oynamalı
- Orijinal Resident Evil’ı sevenler
- Orijinal Resident Evil’ı ezbere bilenler
- Orijinal Resident Evil’ı merak edenler
Kimler uzak durmalı
- Tank kontrollerine alerjisi olanlar
- Resident Evil ses sanatçılarının sanatlarını taktir edemeyenler
Orijinal Resident Evil sanırım serinin en sevdiğim oyunu. Gizemli malikanede ne idüğü belirsiz canavarlarla kısılı kalmanın, etrafta bulduğumuz günlüklerden ve notlardan bir puzzle gibi dev ilaç firmasının karanlık sırrını ortaya çıkarmanın hazzını sonrasında çıkan hiçbir oyun veremedi bana. Yeniden yapımı da iyidir elbet. Hatta objektif olmak gerekirse türünün zirvesidir diyebilirim. Ama burada objektif olmaya çalışmıyoruz neticede, değil mi?
Benim gibi orijinal Resident Evil’ı seviyor ve yeniden oynamak için bir bahane arıyorsanız sizlere çok güzel bir haberim var! İşbu versiyon tam olarak aradığınız versiyondur. En azından oynadıklarım arasında en iyisi bu diyebilirim. Deadly Silence’ı ilk açtığınızda sinematiklerin düşük çözünürlüğü dikkatinizi çekecektir. Merak etmeyin, diğer versiyonlarla kıyaslayınca oyunun tek eksiği bu.
En önemli artısı ise Rebirth modu diyebilirim. Resident Evil’ı defalarca bitirmiş, Spencer Malikanesi’nin her köşesini ezbere bilenler için ideal bir mod bu. Her şeyden önce bazı düşmanların yerini değiştirip yeni birkaç bulmaca ekliyor.
Rebirth modunun en büyük yeniliği ise birinci şahıs mini oyunu. Bazı kapılardan geçtiğinizde kemara birinci şahıs moduna geçiyor ve üstünüze gelen düşmanları bıçaklamanız gerekiyor. Bu bir DS oyunu olduğundan bıçağı tabii ki de stylus ile kullanıyoruz. Hatta bu şekilde öldürmeniz gereken yeni bir boss savaşı bile var.
Yeni boss’un ve birinci şahıs modunun yanı sıra DS’in dokunmatik ekranını ve mikrofonunu kullanmanız gereken birkaç yeni mini oyun ve bulmaca da eklenmiş. Ne yazık ki aradan bir iki tanesi ciddi anlamda can sıkabiliyor. Özellikle vana çevirmeniz gereken bir yer var ki en çok öldüğüm nokta orasıdır (bilenler için: Neptune’ün sularını kestiğimiz yer, ondan önce muhakkak kayıt alın!).
Birinci şahıs kamerası ile zonbilere pıçah takma mini oyunu bir çeşitlilik katsa da ikinci ya da üçüncü oynayışınızda biraz sıkabilir. Yok ben sıkılmam, çok eğlenceli diyenler de düşünülmüş. Sizler için ana menüde ekstradan bir bıçak modu bulunuyor. Birinci şahıs modu ile gittikçe zorlaşan beş bölümü oynayıp sonundaki boss’u kesebilir, puan kasabilirsiniz. Puan kasma olayı benlik olmadığından sadece bir kere oynayıp bıraktım.
Öte yandan benlik olabilecek çok kişilik modlar da var. DS’i ve Resident Evil: Deadly Silence’ı olan üç arkadaş bulabilirseniz Spencer Malikanesi’ni hep beraber talan edebilirsiniz. Ondan sonra da bana haber verebilirsiniz çünkü benim yakınlarımda bırakın Deadly Silence’ı, DS’i veya 3DS’i olan bir tanıdığım yok (ühü!). Dolayısıyla çok kişilik modu deneyemedim. Üzgünüm. Çocukken Resident Evil’ları birlikte oynadığım arkadaşla bunu deneyimlemek için neler vermezdik oysa…
Deadly Silence’ın yenilikleri modlarla sınırlı değil tabii. Hatta oyunu ilk defa oynayacakların da hayatını kolaylaştıran birçok yeni özellik var. Her şeyden önce iki ekran da verimli bir şekilde kullanılmış. Oyun alt ekranda dönerken üst ekranda can, mermi sayısı, ve en önemlisi de harita yer alıyor. Özellikle malikaneyi ezbere bilmeyenler çok sevecektir bunu.
İkinci kolaylık ise otomatik hedef alma sistemi. Orijinal oyunda hedef alma tuşuna bastığınızda canavara doğru kendiniz dönüyordunuz. Artık en yakındakine otomatik hedef alınıyor.
Sevdiğim başka bir yenilik de bıçak. Yani bıçak orijinal oyunda da vardı, evet. Ama şimdi kullanmak için envanterinize koyup sonra da elinize almanıza gerek yok. L tuşuna basınca karakteriniz anında çıkarıyor bıçağı. Envanterde yer bile kaplamıyor. Aynı Resident Evil 4 gibi yani. Bu şekilde daha kullanışlı olmuş, onayladım.
Son olarak bir de kapı animasyonlarını geçebildiğimizi vurgulamak istiyorum. Evet, açlan kapı animasyonu gerek Resident Evil serisinin, gerekse de oyun dünyasının ikonik yükleme ekranlarından birisidir. Ancak ne kadar ikonik olursa olsun, aynı animasyonu onlarca, hatta yüzlerce defa görmek can sıkabiliyor. Geçme opsiyonu beni cidden çok mutlu etti.
Saydıklarım haricinde unuttuğum birkaç hayat kalitesini arttıran yeni özellik de olabilir ama en önemlileri bunlar diye düşünüyorum. 3DS’imin tozlarını almama, alete yeniden aşık olmama ve iki nostalji yapıp çocukluğumu hatırlatmama sebep olduğu için Resident Evil: Deadly Silence’a bir teşekkür borç bilirim. Sizler de DS ya da 3DS sahibiyseniz ve orijinal Resident Evil’ı oynamadıysanız ya da tekrardan oynamak istiyorsanız bu oyunu kaçırmayın derim. Şimdiye kadar oynadıklarımın arasından en sevdiğim Resident Evil 1 versiyonu oldu kendisi. Keşke 2. ve 3. oyunlarının da DS versiyonları gelseymiş dedirtti…