| by Anton | No comments

Watch Dogs 2

Kimler oynamalı

  • Geta gibin oyunları sevenler
  • İlk oyunu sevip Aiden Pierce’ı sevmeyenler
  • Sanal mahremiyet, büyük yazılım firmalarının kullanıcı bilgileirni süistimal etmesi gibi konular ile ilgilenenler

Kimler uzak durmalı

  • Açık dünya oyunlarını ve yan aktiviteleri sevmeyenler
  • Ubisoft oyunlarından tiksinenler

İlk Watch Dogs oyununu çıkışından bir iki yıl sonra PS3’te oynamış, ve oyundan epey bir keyif almıştım. GTA formulünün üzerine eklediği bir iki yeni mekanik ve işlediği konu çok hoşuma gitmişti. Ana karakter, Aiden Pierce’ın leş bir insan olması bile oyun zevkimi pek baltalamadı. Hatta iğrenç kişiliğe sahip olması biraz sonra bahsedeceğim sebeplerden ötürü oyun açısından bir artı bile sayılabilir.

Watch Dogs 2’de gözüme çarpan iki önemli değişiklik yapılmış: Aiden Pierce gitmiş, yerine sevimli bir ana karakter ve arkadaşları gelmiş, yanımızda taşıtığımız ufak, tekerlekli bir robot ve bir de drone eklemiş.

Drone sayesinde sızmaya çalıştığımız bölgeleri tarayarak düşmanları radarımıza ekleyebiliyor ve bazı hack’leri uzaktan yapabiliyoruz. Tekerlekli robotumuz ile hack’lemek için fiziksel olarak gitmemiz gereken sistemleri hack’leyebilyor, sağdan soldan çeşitli eşyalar toplayabiliyoruz. Ekstra olarak drone ile elektrik şoku veren mayınlar bırakabiliyoruz. Bu iki alet sayesinde neredeyse hiçbir yasak bölgeye girmeden bütün işlerimizi uzaktan halledebiliyoruz.

Karakterlerden bahsetmeden önce ludonarrative dissonance diye bir terimden kısaca bahsetmek istiyorum. Türkçeye kabaca oyun-hikaye uyumsuzluğu diye çevirebiliriz sanırım. Bu durum oyununda yaptığımız aksiyonlar ile hikayede bize yansıtılanlar ile uyuşmadığı zaman ortaya çıkar. Bunun en ünlü örneklerinden birsi Uncharted serisindeki ana karakterimiz, Nathan Drake. Ara sahneleri ve sinematikleri izlerseniz dünyanın en sevimli, cana yakın bir karakter görüyorsunuz. Ancak kontrolü elimize aldığımızda dakikada onlarca insanı katleden bir cani çıkıyor karşımıza.

İşte Watch Dogs 2’nin bana göre en büyük problemi bu oyun-hikaye uyumsuzluğu. Ara sahnelerde 20-30 yaşlarında sevimli San Fransisco gençlerini görüken her göreve çıktığımızda katliyam yapıyoruz. Uncharted’ta belki “bunların hepsi mafya zaten, pislik adamlar” diyebiliriz belki. Ancak burada tek suçu büyük teknoloji firmalarında çalışmak olan güvenlik görevlileri ve polisler ile çatışıyoruz. “E onlar da tek amacı kötülük olan bir firma için çalışmasarmış, mafyadan bir farkları yok!” gibi saçma bir bahane de üretemiyoruz. Oyundaki amacımız bu firmaların yalanlarını ve pis işlerini ortaya çıkarmak. Yani çok fazla insan kötü olduğunun farkında değil bunların. Hem daha da gerçekçi düşünürsek herkes çalışacağı yeri seçemeyebilir. Ama o kadar da detaya girmeyeceğim artık.

Öte yandan GTA’lardaki dünya zaten biraz absürd. Karakterler de her zaman bir çeşit anti-kahraman, bir mafya üyesi gibi kötü insanlar oluyor. O nedenle orada katliyam yapmak bu kadar batmıyor. Her ne kadar Ubisof bizi aksine inandırmaya çalışsa da Aiden de birçok GTA karakterinden daha pislik bir insandı. Onun iki kere düşünmeden birilerini öldürüyor olması gayet doğal geliyor.

Ubisoft’un dünya haritasını toplanılabilir ufak tefek şeyler ile doldurmayı sevdiğini biliyorsunuzdur. Haritayı açarsın, karşına bir anda yüzlerce toplanabilir tüy çıkar, “Bunları kim toplayacak ya, ufff.” diyerek canın sıkılır ve oyunu kapatırsın. Watch Dogs 2’de bu durumu çözmüş geliştiriciler. Hayır, toplanabilir gereksiz zımbırtılar oldukları gibi duruyorlar. Sadece yanlarına gitmediğiniz veya sihirli telefonunuzu kullanarak x-ray ile ortalığı taramadığınız sürece haritada çıkmıyorlar.

Boya, kıyafet, para gibi tamamen opsiyonel (ve bence oldukça gereksiz) eşyaların hepsini bir anda haritada görmemek problem olmasa da karakteri geliştirmek için gerekli Research Point‘leri aramak can sıkıcı bir hale geliyor.

Tabi bunların hiçbirisi abarttığım kadar büyük problemler değil. Üzerinde çok fazla düşünmezseniz oynarken batmayacak şeyler. Öte yandan oyunun işlediği konu ve vermek istediği mesajın üzerinde bol bol düşünmenizde fayda var. Watch Dogs serisinin ana teması büyük yazılım firmalarının kullanıcılarını gözetleyerek topladıkları veriler ile yapabilecekleri ve yaptıkları. Sanal mahremiyet, özel olarak ilgimi çekiyor ve konu hakkında uzun uzun konuşabilirim. Ama yazının amacı bu olmadığı için araştırmanızı tavsiye edip kendimi burada durduracağım.

Son olarak Watch Dogs 2’nin çoklu oyuncu modlarından bahsetmek isterdim, ama oyuna girdiğim anda bütün çevrim içi seçenekleri kapattım. Bu kadar da asosyal bir insanım işte. Sevmiyorum çoklu oyunculu oyunları.

Eğer geta gibin oyunlardan hoşlanıyorsanız, veya ilk oyunu beğendiyseniz Watch Dogs 2’yi de severek oynayacağınıza eminim. Ayrıca işlediği konu ve vermeye çalıştığı mesaj için benden artı puan almayı başardı.

DedSec has given you the truth. Do what you will.

Dedsec

Leave a Reply