Kimler oynamalı
- Sıkı Star Wars hayranları
- Boş bir iki saati olanlar
Kimler uzak durmalı
- Dişe dokunur bir hikaye bekleyenler
- AR’da pod yarışı mı olurmuş diyenler
Ah be ILM… Ne güzel gidiyordun… Küçük demolarla başlayıp oynaması eğlenceli bir Star Wars oyununa kadar gelmiştin. Orijinal Quest’in sınırlarını zorlamıştın. Quest 3’te neler yapabileceğini düşündüğüm zaman heyecanlanıyordum. Ama olmadı. Aksiyondan aksiyona koşarken içinde kaybolabileceğim dünyalar yerine, arttırılmış gerçeklikte oynayabileceğim bir kum havuzu ile çıktın karşıma. Üzdün be ILM.
Azaltılmış gerçeklik
Sizi bilmem ama arttırılmış gerçekliğin oyun dünyasına katkısının olmadığı kanaatindeyim. Her şeyden önce üç boyutlu modelleri gerçek dünyaya koyduğunuz zaman çok sırıtıyor ve hiç inandırıcı olmuyorlar. Bir şekilde çok gerçekçi bir modeli alıp cep telefonundan hallice bir donanımda çalıştırmayı başarsan bile çevre ile etkileşime girme konusu var. Geliştirici olarak oyuncu odasının şeklini şemalini bilmenin imkanı yok. Çevre tarama ile sınırlı bir geometri çıkarabilirsin elbet, ancak o da inandırıcı bir etkileşim için asla yeterli olmuyor. Haydi onu da bir şekilde çözdün diyelim. O zaman da bütün oyun dünyası bir tane odadan ibaret olacak. E o zaman neden istediğimiz gibi bir odayı üç boyutlu ortamda tasarlamıyoruz?
Bu sorulara cevap bulabilmiş değilim. Bildiğim kadarıyla da Meta dahil hiç kimse bu soruların cevaplarını henüz bulamadı. Ama ellerinde AR tarafı görece güçlü olan bir cihaz var ve yatırımlarının boşa gitmediğini görmek istiyorlar. Ellerindeki çözüm için bir problem arayışındalar kısaca. Bu probleme cevap bulmak ILM stüdyosuna düştü. Anlayacağınız üzere onlar da omuz silkip önümüze bir dijital masa koydu.
Dijital masa derken Star Wars filmlerindeki hologramları hayal edebilirsiniz. Oldum olası Star Wars’taki hologram teknolojisinin pratik olmadığını düşünmüşümdür. Elinde tuttuğun küçük bir zımbırtı nasıl oluyor da konuşan kişinin arkasını tarayıp karşıya gönderebiliyor anlamıyorum mesela. Ama daha da önemlisi konuştuğun kişiye bir metre ötende duran bir şeyi gösteremezsin böyle bir cihazla. Elimizdeki telefonlar iletişim için çok daha pratik anlayacağınız.
Grand Theft Pod
Ne demek istediğimi anlamamış ya da ikna olmamışsanız Beyond Victory’yi yükleyebilir ve kendiniz görebilirsiniz. Karakteri yönetirken sadece üç metre ileriyi görebiliyoruz. Dümdüz tepe kameralı iki boyutlu bir oyun oynamaktan farksız yani. Orijinal GTA ya da GTA 2 gibi.
Bir hologram masası hayal edin dedim ya, hah işte onu cidden oturup sizin hayal etmeniz lazım. Zira elimizde sadece odanın ortasında süzülen bir hologram var. Güzel, hoş ama neden holograma uygun bir masa yok mesela? Hatta masanın üstünde durabileceği bir yer yapsalardı fena mı olurdu? Tabii yer de sonsuza kadar uzayıp gitmesin, etrafa duvarlar koyulabilirdi. Hazır duvar koymuşken Star Wars dünyasına uygun mobilyalar da güzel olurdu değil mi? Düşünsenize, böyle arttırılmış gerçeklik gibi ama çevrenizi olduğu gibi üç boyutlu modellerle değiştiriyorsunuz. Bu sayade oyuncu kendisini adeta Star Wars dünyasında oturuyor ve bir hologramı iziyor gibi hissedebilir. Hatta olayı bir adım ileriye taşırsak oyuncu hologram izlemek yerine, hologramdaki karakterin yaşadıklarını direkt birinci şahıs gözünden deneyimleyebilir, sanal dünyalarda kaybolabilir. Bu devrimsel teknolojiye sanal gerçeklik gibi bir isim verebiliriz!
Bir sanal gerçeklik gözlüğü takıp pod yarışı yaptığınızı hayal etsenize, çok eğlenceli olmaz mı? Arttırılmış gerçekliğin aksine yolu ve engelleri görebilirsiniz mesela. Beyond Victory’yi oynarken şansınıza ya da Jedi reflekslerinize güvenmek yerine sıradan bir ölümlü gibi yarışabilirsiniz!
Bir zeki ben değilim tabii, oyunu geliştirirken ILM de sanal gerçeklik konseptini keşfetmiş. Bu sayede bazı bölümleri birinci şahıs gözünden oynayabiliyoruz. Ne yazık ki bu bölümlerden toplam üç adet var. Ortalıkta yürüyüp çevre ile etkileşime girebileceğimiz bölüm sayısı ise iki ile sınırlı. Bu bölümleri görünce arttırılmış gerçeklik zorlaması yüzünden nelerden mahrum kaldığımızı görüp iyice üzüldüm.
Sanal melankoli
Beni üzüp melankolik bir ruh haline sokan tek şey arttırılmış gerçeklik değil neyse ki. Oyunun konusu ve atmosferi Star Wars için alışılagelmişin dışında kalıyor. Kardeş gibi beraber büyüdükleri arkadaşını kaybeden Volo Bolus’un hayali en iyi pod yarışçısı olmaktır. Ancak en son katıldığı yarışta podu arızalanır ve Volo kaza yapar. Son parasını aracından kalanları garajına taşımak için harcadıktan sonra kara kara ne yapacağını düşünmeye başlar. Bu arada çevre tasarımı ve özellikle arka planda çalan melankolik müzikler AR’ın bütün eksiklerine rağmen insanı havaya sokuyor. Üstüne bir de ses sanatçılarının şahane performansı eklenince tadından yenmez bir hale geliyor. Kısa bir süre sonra Sebulba’nın çıkıp yardım etmeyi teklif etmesi bile oyunun melankolik atmosferini değiştiremiyor.
Araya giren pod yarışları ise sadece sinir bozuyor. Yukarıda da söylediğim gibi, önümüzü göremediğimiz için bir plan yapamıyoruz, sadece Battle Toads misali bir anda karşımıza çıkan engellere tepki vermeye çalışıyoruz. Neyse ki bu yarışlar zor veya uzun değil.
Kum havuzu
Gerçi oyunun kendisi de oldukça kısa. Benim gibi ortalıkta oyalanıp her şeyi kurcalamaya çalışırsanız 1.5 saat gibi bir sürede bitirebilirsiniz. Başarımları tamamlamak isterseniz bile toplam oyun süresi 3.5 saati geçmeyecektir. Bu kadar kısa sürmesi de beni üzdü doğrusu. Sıkıntılarına rağmen değişik bir Star Wars oyunu görmek güzeldi. Karakterleri ile biraz daha fazla vakit geçirmek isterdim.
Teknik olarak karakterlerle daha fazla vakit geçirmeniz mümkün tabii. Ya da belki karakter modelleri ile demek daha doğru olacaktır. Oyunun alt başlığı dikkatli oyuncuların gözünden kaçmamıştır diye tahmin ediyorum: A Mixed Reality Playset. Yani bir karışık gerçeklik oyun seti.
Beyond Victory’nin vizyonu tam olarak bu; kendisi bir oyundan ziyade bir oyuncak havuzu. Çeşitli başarımları elde ederek karakter modelleri açıyor sonra da aynı gerçek oyuncaklarmışçasına istediğimiz gibi şekilden şekle sokabiliyoruz, patlama efektleri, çeşitli parçacıklar ve arka planlar ekleyebiliyoruz. Funko pop ve benzeri oyuncaklara bile ilgi duymadığım için Beyond Victory’nin oyuncak havuzu bir gram ilgimi çekmedi doğrusu.
Figürler dışında bir de yarış modu var. Tahmin edebileceğiniz üzere burada yarışıyorsunuz. Ama öyle turnuva falan beklemeyin. Hikayedeki pistleri oynayabiliyor, global bir lider tablosuna girebiliyorsunuz. Yarışçı bir kişiliğim olmadığı gibi yukarıda da anlattığım üzere yarışlar eğlenceli değil. O yüzden burayı da es geçtim.
Umut asinin ekmeğidir
Oyunu May the 4th indiriminden 6 euro gibi bir fiyata aldığım için pişman değilim. ILM’e sinirli değilim. Her şeyden önce teknik olarak oldukça başarılı bir oyun. Görseller hoş, müzikler çok güzel ve sorusuz bir şekilde çalışıyor. Ayrıca Beyond Victory beni bir buçuk saat kadar oyaladı ve Star Wars’un ne kadar farklı hissettirebileceğini gösterdi. Meta arttırılmış gerçekliği itelemeseydi ortaya çok güzel bir oyun çıkabilirdi. Neyse ki Mark dikkatini akıllı gözlüklere çevirdi ve dedikodulara göre Quest 4 oyun ve VR odaklı bir cihaz olarak geliştiriliyor. Belki bu sayede ILM’ın sıradaki oyunu, Wiimote’u gördüğümüz anda hayal ettiğimiz Star Wars olabilir. Bekleyip hep beraber göreceğiz. O zamana kadar sıkı bir Star Wars hayranı değilseniz Beyond Victory’yi es geçebilirsiniz.