Kimler oynamalı
- Quest 1/2/3 ya da PSVR2 sahibi Star Wars severler
- VR’da birinci şahıs nişancı oyunlarından hoşlananlar
Kimler uzak durmalı
- Işın takipli çılgın grafik arayanlar
- Derin bir hikaye ya da karakterler isteyenler
İki ufak demo ve Vader Immortal VR Star Wars iştahınızı bastırmaya yetmediyse size güzel bir haberim var: Tales From the Galaxy’s Edge aradığınız tam olarak aradığınız oyun olabilir. Ya da olmayabilir. Tam olarak ne aradığınızı ben bilemem çünkü. Ama Tales From the Galaxy’s Edge’in ne sunduğunu anlatabilirim.
Hem Meta hem de ILMxLAB (yeni adı ile ILM Immersive) Vader Immortal’dan memnun kalmış olmalı ki hiç ara vermeden yeni bir oyun için kollarını sıvadı. Bir yıl sonra ortaya Tales From the Galaxy’s Edge çıktı. Ufacık demoların, görece kısa ve basit Vader Immortal’ın aksine bu başından sonuna kadar tam bir oyundu.
Vader Immortal’ın “Bak bu ışın kılıcı, bu da Force. Şimdi git Vader’ı tokatla!” ayarındaki hikayesinden sonra Tales beni epey mutlu etti. Olay VII ve VIII bölümler arasında, galaksinin kenarında köşesinde kalmış Batuu isimli bir gezegende geçiyor. Biz de isimsiz bir droid tamircisi rolü üstleniyoruz. Batuu’ya varmak üzere olan bir kargo gemisinde uyanıyoruz ve gemi kısa bir süre sonra korsanların (Guavian Death Gang) saldırısına uğruyor. Kargonun korsanların ellerine düşmesini engellemek için Batuu’ya saldıktan sonra kaçış kapsülü ile gezegene iniyoruz.
Maceramız boyunca C3PO ve R2D2 başta olmak üzere birkaç tanıdığın yanı sıra, birçok yeni karakter ile de karşılaşıyoruz. Ne yazık ki karakterler iki boyutlu ve çok yüzeyseller. Çok konuşmaları dışında akılda kalıcı bir yönleri yok. Sadece 2020’de çıkmış bir VR oyunu için yeterli olduklarını söyleyebilirim. Gün gelecek VR’da karşımıza hüngür hüngür ağlatacak hikayeler, derinliğinde boğulacağımız karakterler çıkacaktır. Ama 19 Kasım 2020 o gün değil.
Tahmin edebileceğiniz üzere oyun birinci şahıs açısı ile oynanıyor. Batuu’nun çeşitli bölgelerine seyahat ediyor ve sıksa sıka ilerliyoruz. Evet, Tales From the Galaxy’s Edge temelinde basit bir birinci şahıs nişancı oyunu. Ancak söz konusu VR olunca basit bir birinci şahıs nişancı oyunu bile çok eğlenceli bir hale geliyor. Ayrıca benim yaptığım gibi zorluk seviyesini en üste çekerseniz isabetli iki vuruşta ölüyorsunuz. O yüzden etrafta bulduğunuz robotlarını (hani şu Jedi’ların eğitimde kullandıkları küçük küreler var ya, hah işte onların gerçekten ateş etmelileri) ve bombaları bolca kullanmanız ve siperlerden faydalanmanız gerekiyor. Yeri geliyor reflekslerinizi devreye sokup lazerlerden kaçınmanız, yeri geliyor kafası kesilmiş tavuk gibi ortalıkta koşturmanız gerekiyor. Yoksa düşmanlar hiç affetmeden aşağı indiriyorlar sizi.
Öldükten sonra ise oyunun en büyük eksisi ile yüz yüze geliyorsunuz: yükleme ekranları. Birkaç çatışma ve bölüm sonu canavarları haricinde çok fazla öldüğüm yer olmadı doğrusu. Ama o birkaç yerde 20 saniye çatışma – 30 saniye yükleme ekranı döngüsü üzdü. Bölümler arasında geçiş yaparken de bekliyorsunuz ama aksiyon bölünmediği için çok batmıyor. Ayrıca bölümler de Oculus Quest’e göre oldukça geniş.
Evet bu bir Oculus Quest oyunu arkadaşlar. Açıkçası bu yazıyı yazmak için araştırmaya başlayana kadar bunun bir Quest 3, bilemedin Quest 2 oyunu olduğuna emindim. Grafikler akıl almasa da, çılgın ışıklandırmalar olmasa da, yer yer poligonları sayabiliyor olsak da orijinal Quest’te bu denli büyük bölümler ve göze hoş görünen grafikler görmeyi beklemiyordum. ILM Immersive’i gönülden tebrik ederim. Teknik açıdan benden tam not aldı Tales From the Galaxy’s Edge.
Oynanışa geri dönecek olursak, olay sadece çatışmalardan ibaret değil. Gemimizden düşen, sağa sola serpiştirilmiş bazı silah konteynerları bulup elimizdeki üç fonksiyonlu bir alet ile açabiliyoruz. Bunun için elektrik, tornavida ve kaynak aleti görevini gören zımbırtıyı kullanarak ufak mini oyunları çözmemiz gerekiyor. Çok basit olduklarından oyuna pek bir şey kattıklarını söyleyemem doğrusu. Kutuları bir tuşa basarak açsaydık da şikayet etmezdim.
Oyunu hep birinci şahıs nişancı diye tarif ettim fakat ILM Immersive Jedi severleri ve Lighsaber Dojo’cuları unutmamış. Bir iki bölümde bir Jedi’ı kontrol ediyoruz. Evet, ışın kılıcı fırlatıp üzerimize gelen yaratıkları kesmek hala Vader Immortal’daki kadar eğlenceli. Jedi bölümleri görece kısa olduklarından tatları damağımda kaldı.
Ana hikayenin yanı sıra ortalıkta küçük droidleri bulmak, kokteyl için malzeme aramak gibi yan görevler ve başarımlar var. Bunlardan bazıları gideceğiniz yeri gösteriyor, bazıları ise bariz şeyler. Ama özellikle droid arama işi benim canımı epey sıktı. Son iki droidi bulmak için upuzun haritaları baştan gezesim gelmedi açıkçası.
Ufak tefek sıkıntılarına rağmen Star Wars: Tales from the Galaxy’s Edge beklentilerimin üstünde bir oyun çıktı. ILM Immersive dördüncü denemesi ile beni mutlu etmeyi başardı. ILM’in son oyunu Beyond Victory bir AR oyunu olduğundan umudum pek yok ama ondan sonraki oyunlarını heyecanla bekliyor olacağım. O zamana kadar Quest sahibi bir Star Wars severiyseniz bundan iyi bir Star Wars tecrübesi bulmanız şimdilik zor.