Kimler oynamalı
- Korsan aşkı ile yanıp tutuşanlar
- Çok fazla kafa yormadan birkaç saatini VR’da geçirmek isteyenler
Kimer uzak durmalı
- Uzun bir oyun bekleyenler
- Derin bir oynanış isteyenler
- İlginç hikayeler ve karakterler isteyenler
Bazı oyunlar vardır, aklınızı başınızdan almazlar, sizden fazla bir şey istemezler, hızlı bir şekilde başlayıp biterler. Hafif bir atıştırmalık gibidirler. İşte Pirates VR: Jolly Roger tam olarak o ayarda bir oyun.
Açılış sahnesinde Jolly Roger’ın kardeşi ile oturup dertleşiyoruz. Küçük Roger abisinin hazine ararken kaybolduğunu, kaderini öğrenmek şartı ile kaybolduğu adanın konumunu gösteren haritasını vereceğini söyler. Biz de bu teklifi hiç düşünmeden kabul ederiz. Ardından kendimizi tek başımıza söz konusu adada buluruz. Kısa bir süre içinde bizlere yol göstermek isteyen geveze bir papağanın peşine takılıp hazineyi aramaya koyuluruz.
Gördüğünüz üzere ortada çok orijinal bir hikaye yok. Oynanış açısından da aynısını söyleyebilirim. Düz bir VR oyunu kendisi. Bolca tırmanıyor, arada bir yüzüyor, yer yer bulmaca çözüyor ve arada bir üstümüze gelen iskeletleri savuşturuyoruz. Bulmacaların tek zor tarafı çevrede istenilen objeyi bulmak oluyor. Açılıştaki plaj bölümü hariç olay genelde mağaralarda ve dar zindanlarda geçiyor. O yüzden etrafa biraz dikkat ettiğinizde istenilen eşyaları çok fazla zorlanmadan bulabiliyorsunuz.
Açılış plajı demişken geliştiricinin en çok özendiği bölge orası olmuş. Manzara harika. İki dakika durup etrafı seyredince kendinizi tropik bir adadaymışsınız gibi hissetmeniz olası. Buranın tadını çıkarın çünkü sonraki bölümler sıradan zindanlar ve mağarlardan oluşuyor.
Oyunda iskeletleri savuşturuyorsunuz dedim fakat çok kompleks ya da derin bir dövüş sistemi beklemeyin. Üstünüze doğru gelen iskeletleri ya elinizdeki tabanca ile ya da sihirli gas lambanızla savuşturuyorsunuz. Kafasına sıkarsanız tek vuruşta ölüyorlar. Bir tek son boss dövüşü biraz daha aksiyonlu geçiyor. Onun sebebi de üstünüze sonsuz iskelet gönderiyor olması. Yine de birkaç denemede çok zorlanmadan tokatlayabiliyorsunuz kendisini.
En başında da söylediğim gibi ortada ahım şahım bir tecrübe yok. Öte yandan sinirinizi bozacak, sizi üzecek bir şey de yok. Bir tek tam fiyata aldıysanız birkaç saate bitmesine üzülebilirsiniz belki. Ama birkaç dolar verirseniz kafanızı yormadan korsan adasında hoş bir akşam geçirebilirsiniz.