| by Anton | No comments

Deus Ex: Game of the Year Edition

Kimler oynamalı

  • Güzel cyberpunk bir hikaye isteyenler
  • Gizlilik oyunlarını sevenler
  • İlluminati ve küresel komplolar ile ilgilenenler

Kimler uzak durmalı

  • Eski oyunları çekemem diyenler
  • Hızlı oynanış isteyenler

Cyberpunk 2077’yi çok büyük bir heyecan ile beklemiyor olsam da CDPR’ın önceki işlerini referans alarak iyi bir oyun bekliyordum. Görünüşe göre bütün hataların altında gerçekten de güzel bir oyun yatıyor. Oyayan insanlar hatalara karşın bırakamadıklarını dile getiriyor. Bu durumda en azından birkaç ay bekleyip bitmiş bir Cyberpunk 2077 oynamak en makul çözüm gibi göründü gözüme. Cyberpunk hevesini almak için de kütüphanemde duran Deus Ex oyunlarını bitireyim dedim. Çok da iyi etmişim! Yıllar önce oynadığım Human Revolution’ın devam oyunu Mankind Divided bana çok benzer bir tecrübe yaşattı. Hevesimi alamadığım için bir de orijinal Deus Ex’i aradan çıkarayım dedim.

Deus Ex’e başlamadan önce bilmeniz gereken birkaç şey var. Birincisi oyun 2000 yılınca çıktı, ve bu her halinden belli oluyor. Çok tutarlı olmayan bir gizlilik sistemi, ne yapmanız gerektiğini pek iyi anlatamayan görevlere hazırlıklı olun. İkincisi Oyunun görselleri fazlası ile karanlık, ve parlaklık ayarları çalışmıyor. Bunun için ekstra bir mod yüklemeniz gerekiyor. Şahsen GMDX‘i yükledikten sonra çok rahat ettim. Görsel iyileştirmelerin yanı sıra hayatınızı kolaylaştıracak birçok ufak değişiklik de yapıyor. Son olarak da oyunun çok uzun olduğunu belirteyim. Bana sorarsanız Deus Ex’in içinde en azından iki ya da üç oyunluk içerik var. Bölüp üçleme yapsalardı hiç yadırgamazdım.

Eğer eski oyunların görselleri ile bir derdiniz yoksa, ve oynanışın biraz hantal olmasını kabullenirseniz birkaç saat sonra alışıp akıcı bir şekilde oynamaya başlayacaksınız. Bana sorarsanız Deus Ex bu birkaç saatlik yatırıma kesinlikle değer. Oyunun temposuna alışınca eğlenceli bir hale geliyor. Hikayesi de oldukça güzel, ve sonu beni çok düşündürdü. En sonda yapabileceğimiz seçim konusunda hala emin değilim, ve kesinlikle şu son daha iyidir diyemiyorum.

Tabi oynama tarzınıza göre o sonu görmeniz yirmi ile kırk saat arasında değişebilir. Ben her yeri keşfetmeye ve kimseyi öldürmeden ilerlemeye çalıştığım için oyunu 45 saatte anca bitirebilmişimdir. Keşfettiğim her köşeden bir ayrıntı çıktığı ve sık sık tecrübe puanları ile ödüllendirildiğim için de bu 45 saat boyunca hiç sıkılmadım. Tek sıkıntı çok iyi çalışmayan gizlilik sistemiydi.

Aslında bu gizlilik sitemi kendi içinde tutarlı bir şekilde çalışıyor. Saklandığınız yer ne kadar karanlıksa düşmanlar sizi o kadar zor görüyor. Ama oyunun karanlık tanımı dönemi teknik kısıtlamalarından dolayı her zaman net olmayabiliyor. Kimi ışılklar sadece süs olsun diye var, sizi çok az etkiliyor, kimileri de duvarların içinden geçiyor. Tabi gerçek zamanlı bir ışıklandırma olmadığı için ışığın duvardan geçtiğini anlamıyorsunuz, ve haritanın öbür ucundaki adam ayağınızın bir pikselini gördüğü için yakalanıyorsunuz. Neyse ki hızlı kaydetme tuşu diye bir şey var, ve çoğu zaman geçemediğiniz bir yeri onlarca deva deneme-yanılma yolu ile geçebiliyorsunuz.

“Delikanlı adam gizlenmez!!111bir” diyorsanız da düşmanlara kafa göz girdiğiniz için oyun sizi cezalandırmıyor. Sadece ilk birkaç görev sonrası bazı karakterler bu konuda yorum yapıyor o kadar.

Eğer oyunun çıktığı dönemden kaynaklanan eksiklikleri görmezden gelebilirseniz Deus Ex başarılı dünyası ve komplo dolu hikayesi ile size güzel bir cyberpunk deneyimi yaşatacaktır. Son on yılda oyunlar çok yol aldı, eski yavaş tempolu ve biraz da hantal oynanışı çekemem diyorsanız da Deus Ex’ten uzak durmanızı tavsiye ederim.

Leave a Reply